| Yazar | : | Reşid Baran |
| Yayın Tarihi | : | 1938 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 59 |
| Ölçü | : | 13,5 x 18 cm |
| Yayınevi | : | Cumhuriyet halk Partisi |
| Bahsi Geçen | : | Reşit Baran |
MUSTAFA - (Elinde bir sepet) Hanım Efendi... Balık almayacağız değil mi?
AFİTAP – Evet... Bu hafta hava çok rüzgârlı geçti, her halde balık pahalılaşmıştır... Onun yerine et al... Dikkat et, kıvırcık olsun, hem de Arnavut kasaptan emi...
MUSTAFA - Peki Efendim... Haaa... Sebze ne alayım, geçen gün çarşıda taze bezelye görmüştüm...
AFİTAP – Hayır... Ben turfanda yetişen sebzeleri sevmem, lezzeti yoktur; sen yine bize dünkü gibi ıspanak al.
MUSTAFA - Peki Hanımefendi... Başka?
AFİTAP - Bu kadar... Ha; dönünce hesap pusulasını getirmeği unutma... Hem daha dünün hesabını da vermedin.
MUSTAFA - Peki Efendim. (Sağdan çıkar).
SAHNE: II Afitap - Muttalip
(Muttalip ortadan girer)
AFİTAP - OOO sen misin? Nerede idin?
MUTTALİP - Hiç, bir hastadan geliyorum.
AFİTAP - Sen mi? Haydi canım...
MUTTALİP - Peki ama neye hayret ettin?
AFİTAP - Neye olacak, seni daha ilk defa hastaya çağırdıklarını görüyorum da...
MUTTALİP - Beni mi?
AFİTAP – Öyle ya canım, kaç senedir evliyiz... Böyle sabahleyin erkenden seni... Hem de bir hastaya çağırdıklarını yeni görüyorum...
MUTTALİP - Ne ise, artık bu bahsi kapayalım... İşte bundan sonra bizi de çağıracaklar demektir.
AFİTAP - Ey; peki, kimmiş bu... Her halde bir yabancıdır.
MUTTALİP - Hayır canım, İstanbullu; hem de halis İstanbullu... Demin de dedim ya, artık talihim açıldı...